'Aziz İhsan Aktaş' davası: Savunmalar alındı
Belediyelerdeki ihale yolsuzluklarını organize ettiği iddiasıyla yargılanan 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davası, üçüncü gününde tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam etti. Duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi
'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında, 5'i tutuklu 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu toplam 33'ü tutuklu 200 sanığın yargılanmasının üçüncü günü başladı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ile Aziz İhsan Aktaş'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuksuz sanıkların da katıldığı duruşmada, 20 Ekim 2025'teki CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde yeniden CHP İl Başkanı seçilen Özgür Çelik, CHP'li bazı genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, parti yöneticileri, partililer ve sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.
Mahkeme Heyeti Başkanı Oğuzhan Gül, duruşmanın ilk 2 gününden görüntülerin sosyal medyaya yansıdığını hatırlatarak, ana amaçlarının yargılamayı sabit bir şekilde yapmak olduğunu ifade etti.
MAHKEME BAŞKANINDAN “GÖRÜNTÜ” UYARISI
Duruşma sırasında salonla ilgili alınan kararlar gündem oldu. Mahkeme başkanı, görüntü alındığı gerekçesiyle izleyici alınmayacağını duyurdu.
Ali Mahir Başarır ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’e hitaben şu ifadeleri kullandı:
“Sizden söz aldım. Bir tek görüntü dahi dışarı çıkarsa, bunu avukat bile yapsa bundan sonra hiçbir izleyici salona alınmayacak.”
Bu uyarının ardından mahkeme başkanı, görüntü çıkmaması şartıyla izleyici yasağı kararını geri çekti.
Günün sonunda mahkeme heyeti oturumu sonlandırdı. Mahkeme başkanı, görüntü çekildiği gerekçesiyle bundan sonraki duruşmalarda izleyici alınmayacağını bir kez daha vurguladı.
Dava, ilerleyen günlerde sanık savunmaları ve ara kararlarla devam edecek.
“BELEDİYE BAŞKANLARININ İHALE VERME YA DA ALMADA ROLÜ YOKTUR”
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, davada ilk kez hâkim karşısına çıkarak savunma yaptı. Görev sürecindeki mali tabloyu hatırlatan Karalar, belediyeyi borç yükünden kurtardıklarını vurguladı:
“2014’te Seyhan Belediye Başkanı oldum. Öyle bir iş yaptık ki herkes, ‘Zeydan Karalar Büyükşehir Belediye Başkanı olsun’ dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumda borç, gelirin dört katıydı. Beş yılda tüm haciz dosyalarını kapattık. Bugün belediyenin geliri, borcun dört katıdır.”
“Milyonların desteklediği Zeydan Karalar şu an karşınızda. Biraz önce anlattığım başarılarımız bizi bu noktaya getirdi. Vatandaşlar bana, ‘Sizi bu kadar sevdik, o yüzden buradasınız’ diyor.”
“Gelelim davaya… Ben kimseye rüşvet vermedim, kimseden rüşvet almadım. Baki Nugay, ‘Aziz İhsan Aktaş benim resmî ortağım değildir’ diyor. Bu Türkiye’nin dikkatinden kaçtı. Aktaş da iş alabilirdi; ihalelerin tamamı açıktı, girebilirdi.”
“Belediye başkanlarının ihale verme ya da almada rolleri yoktur. Ayrıca Aziz İhsan Aktaş’ın şirketleri, Seyhan Belediyesi döneminde bizimle çalışmadı. Ben nedense bu dosyadayım. ‘Ben Adanalıyım, Silivri’de ne işim var?’ dedim.”
“2014–2019 arasında hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Hak ediş ödemelerinin ne kadar düzenli yapıldığını delil olarak sunduk. ‘Ödemelerimi alamıyorum, Zeydan Karalar’a gittim, o da Özcan Zenger’e yönlendirdi’ deniyor. Ödemelerin düzenli olduğu bir ortamda neden gelip bizden para istesin?”
“BİR SİYASİ PARTİ DIŞINDA GÖZALTI VE TUTUKLAMA VAR MI?”
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in eşi Celal Tekin de duruşmada söz alarak hakkındaki suçlamalara sert tepki gösterdi. Aziz İhsan Aktaş’la ilişkisine açıklık getiren Tekin, savcılığın görüşmeleri çarpıttığını savundu:
“Ben Aziz İhsan Aktaş’ı tanımıyordum, sonradan tanıştım. Aktaş ile Ankara’da görüştüm. Savcılık bu görüşmeyi bambaşka bir noktaya çekerek eşimin talimatıyla para aldığım sonucuna varmıştır.”
“Düşünün, 700 milyon lira aldığımız söyleniyor. Bu kadar büyük bir organizasyonun bu kadar kısa sürede gerçekleşmesi mümkün değil. 135 ayrı noktada baz vermişken, zamanımın büyük bölümü İller Bankası’nda geçmişken bu iddia hayatın olağan akışına aykırıdır.”
“Tek beyan Aziz İhsan Aktaş’a ait. Parayı çeken kişinin bu parayı kime verdiğine, neden çektiğine dair tek bir açıklama yok. Üstelik para çekimi bizim görüşmemizden önce yapılmış. Bu da tutarsızlığın açık göstergesidir.”
Yargılamanın kapsamına da dikkat çeken Tekin, şu soruları yöneltti:
“Aydın’la ilgili iddialar var; peki Aydın nerede? İddianamede yok. Kütahya dosyası oraya gönderildi. Biz neden İstanbul’da yargılanıyoruz? Bir siyasi parti dışında gözaltı, tutuklama, dava var mı? Neden yok?”
AKTAŞ’IN AVUKATLARININ SORULARINA TEPKİ
Celal Tekin’in savunmasının ardından Aziz İhsan Aktaş’ın avukatları tarafından sorular yöneltildi. Sorular sırasında salonda tepki yükselirken, şu uyarı yapıldı:
“Aziz İhsan Aktaş’ın avukatları, soru sorduktan sonra jest ve mimikleriyle verilen cevapları onaylamıyormuş gibi yaparak etkilemeye çalışmaktadır. Ancak onlar verilen cevapların teyit makamı değildir. Ayrıca teknik olarak yönlendirici soru sorulamaz.”
DURUŞMA DEVAM EDİYOR
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in savunmasının tamamlanmasının ardından verilen aranın ardından mahkeme oturumu yeniden başladı. Oya Tekin’in eşi Celal Tekin, kürsüde savunmasını yapmaya başladı.
''BİZİ CANLI CANLI TABUTA KOYUYORSUNUZ!''
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, savunmasında hem yargılama sürecine hem de yaşadıklarına dikkat çeken ifadeler kullandı. Hukukçu kimliğine vurgu yapan Tekin, davanın niteliğine ilişkin şunları söyledi:
''Bir hukukçu olma gayesiyle, tarihî davalar her zaman dikkatimi çekmiştir. Hukuk devleti anlayışı açısından tarihe not düşen davaları, hukuki anlamda değerlendirilen notları hep önemsedim.
Yemek yemedik, avukatımızı göremedik. Çay istedik, o bile verilmedi. Hatta salonda suyumu unutmuşum; tansiyonum düştü. Eğer dün savunma sırası bana gelseydi, zaten konuşamayacaktım.
Akşam koğuşa gittik. Koğuşta kadınlar beni karşıladı. “Başkanım” dediler, “400 yılı yayınlanan bir suç örgütü lideri, makam arabasıyla ve korumalarla gelmiş.” Gözümden yaş aktı.
Buradan çıkarken cezaevinde, aracın içinde küçük bir bölüme beni koydular. Aslında oraya girmeme gerek yoktu, dedim; ancak “Talimat böyle” dediler. Dışarıdan bir ses duydum: “Bu bir canlı tabut.” Bizi canlı tabuta koyuyorsunuz.
Biz onurlu insanlarız; onurumuzla yaşıyoruz. Benim arkamda üç evladım var, beni izliyorlar. Onlara miras bırakacağım tek şey onurumdur.
Tarihe not düşen bir davada, bunun karşınızda sanığı olarak bulunuyorum.
Yorumlar (0)
Gülsu Sağ
En doğru ve en kaliteli haberi yansıtan Gez Medya'ya teşekkürler. Bir Ege'li olarak Tunç Soyer'i canı gönülden destekliyoruz.