Gar katliamı davasında istenilen ceza belli oldu
10 Ekim katliamından 11 gün önce amonyum nitrat almaya çalıştığı ihbar edilen, buna karşılık gözaltına alınmayan ve canlı bombaları Ankara'ya getiren araca eskortluk yapan IŞİD üyesi Yakub Åžahin'in telefonlarının katliamdan 3 gün önce dinlendiÄŸi ortaya çıktı.
03 kiÅŸinin hayatını kaybettiÄŸi Ankara Tren Garı katliamı davasına bugün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. DuruÅŸmada avukatların sunduÄŸu dilekçe ile katliam öncesinde iki canlı bombayı Ankara’ya getiren araca eskortluk yapan IŞİD üyesi Yakub Åžahin’in telefonlarının katliamdan 3 gün önce Emniyet tarafından dinlendiÄŸi ve fiziki olarak takip edildiÄŸi ortaya çıktı.
10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Tren Garı Meydanı’nda Emek, Barış ve Demokrasi mitingi için bir araya gelenleri hedef alan terör saldırısı sonucunda Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamlarından biri yaÅŸanmıştı. 103 kiÅŸinin hayatını kaybettiÄŸi, 500’den fazla devam kiÅŸinin yaralandığı katliamda, kamu görevlilerinin ihmali sıkça gündeme geldi.
Avukat Senem DoÄŸanoÄŸlu, “İnsanlığa karşı suç yönünden hukuki uzman mütalaasını sunma doÄŸrultusunda Dr. Barış Işık’ın dinlenmesini talep ediyoruz” dedi. Mahkeme BaÅŸkanı, Dr. Barış Işık’ın mütalaasını dinlemeyi reddederek, 13 sayfalık raporun okunmasına karar verdi. Bunun üzerine Mahkeme BaÅŸkanı uzman raporunu okudu.
Avukat İlke Işık, dönemin Gaziantep Emniyet MüdürlüÄŸü yetkilileri ve dönemin Gaziantep Valisi ÅŸimdinin İçiÅŸleri Bakanı Ali Yerlikaya hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.
UZMAN RAPORU: 'IŞİD ÜYELERİ KENDİNDEN OLMAYAN İNSANLARI KATLEDEREK İNSANLIÄžA KARÅžI SUÇ Ä°ÅžLEMİŞLERDİR'
Söz konusu uzman raporunda, “Sivil nüfus saldırılarda asli hedeftir. Dava konusunda maÄŸdurların savaÅŸan statüsünde olmadığı açıktır. Sanıklar öldürme hedefini amaçlamış ve bunu gerçekleÅŸtirmiÅŸtir. Olayda sistematiklik unsurunun gerçekleÅŸtiÄŸi kanaatindeyiz. Sivas Katliamı davasında da insanlığa karşı suç iÅŸlendiÄŸi gibi burada ayrıca farklı olarak burada sistematiklik unsuru da gerçekleÅŸmiÅŸtir. IŞİD bu saldırıyı belirli bir düÅŸünceye sahip olan insanlara karşı gerçekleÅŸtirmiÅŸtir. Kendinden olmayan insanları katlederek insanlığa karşı suç iÅŸlemiÅŸlerdir'' tespiti yer aldı.
DuruÅŸmada esas hakkındaki mütaalasını veren Cumhuriyet Savcısı, 11 kiÅŸi hakkında ''öldürmeye teÅŸebbüs'' nedeniyle beraat istenildi. Erman Ekici hakkında ise 101 kez ''kasten öldürmeden'' mahkumiyet, 397 kez ''öldürmeye teÅŸebbüsten ve anayasal düzeni'' ihlalden mahkumiyet istedi.
'BU DAVA BU İDDİANAME İŞE YÜRÜTÜLEMEZ'
''Mütalaadan önce bize gelen bilgiler hakkında söz verilmesini bekliyorduk'' diyen avukat Erkan Ünüvar ''Hala deliller toplanmadı. Yargılanmanın bu aÅŸamasında esas hakkında mütalaa verilmesi uygun deÄŸil. Biz elimize yeni ulaÅŸan belgeleri sunacağız. Savcılık ısrarda eski mütalaayı esas almış. 8 yıldır söylüyoruz, bu dava bu iddianame ile yürütülemez. Dosyaya yeni gelen bütün delilleri yok saymaktır bu. Siz de hüküm kuramazsınız bu doÄŸrultuda. KovuÅŸturulmanın geniÅŸletilmesine yönelik talebimiz de var'' dedi ve ÅŸunları söyledi:
'GAZİANTEP EMNİYET MÜDÜRLÜĞܒNE YÖNELİK İDDİLARA ARAÅžTIRILMADI'
''Geçen celse sanıklardan Yakup Åžahin hakkında bomba malzemesi temin etmesi hakkında Gaziantep Emniyet MüdürlüÄŸü’nün görevini yapmamasına iliÅŸkin bilgi sorulmasını istemiÅŸtik. Bunu reddetmiÅŸtiniz. 10 Ekim Ankara Katliamı’ndan önce Yakup Åžahin bomba malzemesi aldı, Nizip Emniyeti bunu bildirdi Gaziantep Emniyeti’ne. 8 yıldır biz Yakup Åžahin’in olaydan önce 2017’de duruÅŸmaların başında Yakup Åžahin ifadesinde 'amonyum nitrat satın almak istediÄŸimi ve satıcının ÅŸüphelenerek vermediÄŸini' ifade etti. Satıcının ihbarının bulunup bulunmadığının sorulmasını istedik o dönemde dikkate alınmadı bu talebimiz. Daha sonrasında 2018 yılında tutuklu sanıklar bakımından karar verildi, dosya istinaf aÅŸamasına geçti. İstinaf aÅŸamasındayken Ankara Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı Terörle Suçlar Masası’na 9 klasörlük dosya bırakılmış ve bu dosya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderiliyor. 30 Eylül tarihinde Yakup Åžahin ve Hüseyin Tunç hakkında bir ihbar var. Nizip Emniyeti bu kiÅŸileri hemen buluyor ve Gaziantep Emniyeti’ne ‘bu kiÅŸinin örgüt baÄŸlantılarını araÅŸtırın’ diye bir yazı yazıyor. Gaziantep Emniyet MüdürlüÄŸü ise sonrasında 2 Ekim’de 5.10.2015 tarihinde Gaziantep Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı üzerinden iletiÅŸime müdahale tedbir kararı talep ediyor, katliamdan 3 gün öncede Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi ise telefon dinleme kararı veriliyor. Gaziantep Emniyeti bunun dışında hiçbir ÅŸey yapmıyor.
'BU KATLİAMIN POLİS GÖZETİMİ ALTINDA YAPILDIÄžI ANLAMINA GELİR'
Ama biz bu Yakup Åžahin hakkındaki iletiÅŸime müdahale tedbir kararını bile bugüne kadar öÄŸrenememiÅŸtik çünkü Gaziantep Emniyet MüdürlüÄŸü bugüne kadar hiç bilgi vermemiÅŸti. Bunun anlamı ÅŸudur Yakup Åžahin katliama giderken polisin teknik takibine alınmıştır. Bugüne kadar bu gerçek Emniyet tarafından, savcılık tarafından, siyasiler tarafından gizlenmiÅŸtir. Bu katliamın aslında polis gözetimi altında yapıldığı anlamına gelir. Bu gerçek o zaman ortaya konulsaydı devletin sorumluluÄŸu da tartışılacaktı. Kamu görevlileri kendi görevlerini yapmadıkları halde üstüne delilleri karartarak ayrıca suç iÅŸlemiÅŸlerdir, görevlerini yapmadıklarının kamuoyunda tartışılmaması için görevinizi yapmadığınız için bir nevi bu katliam gerçekleÅŸmiÅŸ oluyor. Burada yargılanan IŞİD’lilerin tek başına bu katliamı gerçekleÅŸtirmesi söz konusu deÄŸildir. Kamu görevlilerinin bilgisi dahilinde gerçekleÅŸmiÅŸtir bu katliam. Katliam gerçekten adım adım izleniyor. Oysa Emniyet’in ya da devletin görevi katliamı önlemektir. Katliamı izleyip bu katliamı IŞİD’liler gerçekleÅŸtirdi demek deÄŸildir.
'GAZİANTEP EMNİYET MÜDÜRLÜÄžÜ BU KATLİMI İZLEMEKLE YETİNMİŞTİR'
Bizim yeni delillere ulaÅŸmamız sürekli engelleniyor çünkü bu gerçeklerin ortaya çıkması istenilmiyor. Åžu aÅŸamada ortaya çıkan gerçek çok açık. Gaziantep Emniyet MüdürlüÄŸü, 10 Ekim Ankara Katliamı’nı izlemekle yetinmiÅŸtir. Emniyet MüdürlüÄŸü bu katliamı izlemiÅŸtir. Gaziantep Emniyet MüdürlüÄŸü’ndeki personeller hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum. Dolayısıyla yeni bir delil ortaya çıkmış ve bunu deÄŸerlendirilmesi gerekir.
'ARTIK BİZİM TALEPLERİMİZİ REDDETMEYİN'
BaÅŸbakan baÅŸta olmak üzere dönemin yetkilileri art arda açıklama yaptılar kamu görevlilerinin sorumluluÄŸu olmadığına dair. O dönem istihbarat zaafiyeti de tartışılıyordu. O dönem Ahmet DavutoÄŸlu bazı açıklamalar yapmıştı. 'Türkiye’de intihar eylemi yapabilecek kiÅŸilerin listesi var….' Biz canlı bombaları biliyoruz ama müdahale etmiyoruz demek istiyordu. İşte bunun delilini bugün ortaya koyuyoruz. O dönemki tartışmalar göz önüne alındığında kastedilenin bu olduÄŸunu düÅŸünüyoruz. Dolayısıyla delilleri gizleme, karartma pratiÄŸi hala devam ediyor. Artık bizim taleplerimizi lütfen reddetmeyin. Her bir dayanağımızın dayanağı var.
'BELKİ DE BU DAVADA HÄ°Ç Ä°SMİ GEÇMEYEN VE KATLİAMDAN SORUMLU İNSANLAR VAR'
Katliamdan hemen sonra ön inceleme raporu düzenlenmiÅŸti. O müfettiÅŸ raporunda Yakup Åžahin’in telefonlarının emniyet tarafından dinlendiÄŸine dair yazışmalar var. İletiÅŸime Müdahale Tedbir kararlarını getirtmek istemiÅŸtik ancak mahkemeniz reddetmiÅŸti. Åžimdi ortaya çıkmış oldu. Haziran 2022’de Gaziantep Emniyet MüdürlüÄŸü, ‘Yakup Åžahin hakkında herhangi bir iletiÅŸime müdahale tedbir kararı yoktur’ diyor. Yine Gaziantep Emniyet MüdürlüÄŸü İçiÅŸleri Bakanlığı talep edince 'evet vardır' diyor. Mahkemenize verilmeyen bir evrak Emniyetin müfettiÅŸi isteyince veriliyor. Yani aynı kurum Gaziantep Emniyeti, mahkemenize yalan söylüyor ve mahkemenizi yanıltmaya çalışıyor. Gaziantep Emniyeti hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz. Katliamdan önce veya sonra polisin teknik takibe aldığı 3 kiÅŸinin isimlerini bilmiyoruz, 8 yıl geçti. Gaziantep İhbar Dosyası da geldiÄŸine göre bu 3 kiÅŸinin isimlerini öÄŸrenmek istiyoruz. Belki de bu davada hiç ismi geçmeyen ve katliamdan sorumlu olan insanlar vardır. Artık bu delilleri tartışmamız lazım. O yüzden MüfettiÅŸ Ön İnceleme Raporu’nda yer alan 3 kiÅŸinin isimlerinin bildirilmesi için Emniyet’e yazı yazılmasını istiyoruz.
'BURADAKİ AİLELERE 8 YIL SONRA BİR ADALET BORCUNUZ VAR'
İstihbarat raporlarının neler olduÄŸu, o raporlarda neler yazdığı çok önemli. O dönem gerekli ihtiyaçlar doÄŸrultusunda kamu görevlilerini iÅŸin içine sokulmadan esas alınan bir mütalaa bu dosyada esas alınamaz. Gerçeklere ulaÅŸma yönünde bir yargılama yapmanızı bekliyorum. Buradaki ailelere 8 yıl sonra bir adalet borcunuz var. IŞİD’lileri ağır cezalara vererek bu dosyayı kapatırız diyemezsiniz. Tüm sanıklar hakkında düzenlenmiÅŸ tüm istihbarat raporlarının bu dosyaya gelmesi lazım. Devleti ve kamu görevlileri yargılamayalım diye bir ÅŸey söz konusu olamaz. Suçluysa onlar da yargılanmalı. Bu yüzden bu dosyaların dosyaya girmesini talep ediyoruz.''
Yorumlar (0)
Gülsu Sağ
En doğru ve en kaliteli haberi yansıtan Gez Medya'ya teşekkürler. Bir Ege'li olarak Tunç Soyer'i canı gönülden destekliyoruz.